Dubai Veliaht Prensi, Abu Dabi’de düzenlenen “deve güzellik yarışmasında” bir deve için 2,72 milyon dolar verdi.
Deve güzellik yarışmasının düzenleyicilerinden Hamad Bin Hardum El Amiri, güzellik yarışmasını teftiş eden Şeyh Hamdan Bin Muhammed Bin Raşid El Mahtum’un toplam 4,49 milyon dolara develer aldığını, içlerinden birine de rekor bir fiyat olan 2,72 milyon dolar ödediğini söyledi.![]()
MANILA - Filipinler’in başkenti Manila’da bir minibüsün müşterileri, 2.1 metre uzunluğundaki bir pitonla seyahat ettiklerini fark edince trafik arapsaçına döndü. Yolcular, en işlek caddede durdurdukları araçtan kendilerini dışarı atıp kaçmaya başladı. Minibüsten inen pitona diğer araçlar da çarpmamak için mücadele verince trafik altüst oldu. Pitonun, minibüsün altındaki çelik süspansiyon borularına dolandığı anlaşıldı.
Dünyanın en geniş restoran ağına sahip olan Amerikalı fastfood devi McDonalds, Hindistan’ın güneyindeki Chennai kentinde yeni açılan şubesindeki ilk hamburgerini 10 bin dolara sattı.
McDonalds yetkilileri ilk hamburgerlerini açık artırma ile satmaya karar verdiklerini bildirdi. Kentin Ascendas yazılım parkında açılan restoran, ilk satışını rekor rakamla gerçekleştirdi. Açık artırmaya çıkarılan ilk hamburger, asıl fiyatı olan 40 rupiye karşın 400 bin rupiye (yaklaşık 10 bin dolar)satıldı.
Şirket yöneticisi Amit Jatia, ilk satışlarından gelen parayı Banyan kültür vakfına bağışlayacaklarını ve müşterilerin ilgisinden memnun olduklarını aktardı.
McDonalds, hamburgerlerini yerel damak tadına uygun ürettiği için Hindistan’da büyük ilgi görüyor. Dışarıda yeme alışkanlığı çok fazla olan Hintliler, acıktıklarında soluğu fast food restoranlarında alıyor.
Endonezya’nın başkenti Cakarta’da 27 Mart’ta düzenlenen Endonezya Dinler ve Barış Konferansı’ndan “Eşcinsellik İslam’da caizdir” fetvası çıktı. Endonezya içinden ve dışından pek çok İslam uzmanının katıldığı toplantıda konuşan ilahiyat akademisyeni Dr. Siti Musdah Mulia, Kuran’daki Hucurat Suresi’ni esas aldığını ve eşcinselliğin yalnızca şehvetten kaynaklanmadığını vurgulayarak, “Eşcinselliğin Allah’tan geldiğinin, doğal olduğunun göz önüne alınması gerekir. Allah’ın gözünde insanlar dindarlıklarına göre değerlendirilirler” dedi. Pek çok katılımcı da bu görüşe destek verdi.
Yarın “şakanın evrensel günü” olarak kabul edilen 1 Nisan.
İlk olarak eski Romalıların Hilarya, Hintlilerin ise Huli Festivali’nde görülen şakaların 1564’te Fransa’da yapılan takvim düzenlemesiyle gelenek haline geldiği sanılıyor. Fransa’da 1564 yılında takvimde yapılan reformla yılbaşı 1 Nisan’dan 1 Ocak’a alındı. 1 Nisan’ı sene başı olarak kabul etmeye devam edenlerle alay etmek amacıyla yapılan şakalar, bir süre sonra gelenek haline geldi.
1 Nisan’ı yılbaşı kabul edenlere ise ’Nisan Balığı’ (Poisson D’avril) adı verildi. Fransa’dan sonra diğer ülkelere de geçen bu gelenek, 18’inci yüzyılda İngiltere ve İskoçya’ya da yayıldı, oradan da Amerika’ya taşındı. Amerikalılar bu günü 28 Aralık’ta kutluyor.
-1957 yılında BBC’nin saygın haber programı ”Panorama”, ılık geçen kış nedeniyle ağaçlarda artık spagetti yetişmeye başladığını duyurdu. Bunun ardından köylülerin artık ağaçlardan spagettinin hasadını yapmaya başladığı açıklandı.
Bir anda televizyon kanalına telefon yağmaya başladı, tüm izleyiciler kendi spagetti ağaçlarını nasıl yetiştirebileceğini soruyordu. Telefonu açan BBC yetkilileri de ’bir kutu domates soslu spagettiyi ekin ve tutması için dua edin’ yanıtını veriyordu. Sonunda bunun bir şaka olduğu anlaşıldı.
-1962’de İsveç’in siyah beyaz yayın yapan tek televizyon kanalına 1 Nisan’da çıkan bir teknisyen, ekranın önüne bir naylon kadın çorabı geçirerek izleyicilere renkli televizyon izleyebilecekleri müjdesini verdi.
-1976’da da İngiliz gökbilimci Patrick Moore, 1 Nisan 09.47’de Plüton Jüpiter’in arkasında geçerken sıra dışı bir olay meydana geleceğini, gezegenlerin bu dizilişinin Dünya’nın çekim gücünü azaltacağını söylemişti. Tam bu anda sıçrayanların havada uçma hissini yaşayacaklarını söyledi.
1977’de İngiliz The Guardian gazetesi, Hint Okyanusu’ndaki hayali San Seriffe ada cumhuriyetinin 10. kuruluş yıldönümünü kutlamak için 7 sayfalık ek çıkardı.
-Sports Illustrated’in 1985 yılı nisan sayısında yaşamı boyunca Mets’de oynamayı hayal eden ”çaylak” bir beysbol atıcısının hikayesi konu edildi. Sidd Finch adlı bu kişi beysbol topunu neredeyse ışık hızıyla metrelerce uzağa atabiliyordu.
Bununla birlikte aslında söz konusu Finch ömründe hiç beysbol oynamamış, bir Tibet manastırında beysbol atışlarının felsefesi üzerine öğrenim görmüştü. Mets taraftarları ülkenin her yerinde bu inanılmaz, adeta tanrının bir lütfu olan oyuncu için kutlamalar yaptı. Sonunda bu oyuncuyu yazarın hayal gücüyle yarattığı ve bunun 1 Nisan şakasından ibaret olduğu anlaşıldı.
-1992’de sol eğilimli NPR radyosu, Richard Nixon’ın “Kötü bir şey yapmadım ve bir kez daha kötü bir şey yapmayacağım” sloganıyla başkanlık seçimlerine aday olduğunu açıkladı.
-1995’te Discover dergisi, Aprile Pazzo isimli bir biyoloğun Antarktika’da kafası yassı kemiklerden oluşan ve penguenleri yakalamak için buzu büyük bir hızla ısıtan yeni bir tür hayvan türü keşfetiğini açıkladı.
-1996’da Amerikan fast food zinciri Taco Bell’in, Amerikan bağımsızlık tarihinin sembolü olan özgürlük çanını satın aldığını ve federal hükümetin çanın adını Taco özgürlük çanı olarak değiştirdiğini açıklaması, halk arasında infial yarattı.
-1998 yılında Science and Reason adlı derginin nisan sayısında Alabama eyaletinde ”3.14” olan ”pi” sayısının değerinin yapılacak oylama ile yuvarlanarak ”3.0” olacağı duyuruldu. Bunun üzerine yüzlerce telefonla halk bu kararı protesto etti. Sonunda ikinci bir sayı yayınlanarak orijinal makaleye yer verildi, bu evrim teorisiyle ilgili Mark Boslough adlı bir fizikçinin yazısıydı.
-Yine 1998’de Burger King, USA Today’e verdiği bir sayfalık ilanda solaklar için özel olarak hazırlanmış ”whopper” mönüsünü sunacaklarını açıkladı. İlana göre, ülkedeki 32 milyon solak için hazırlanmış bu menüdeki hamburger solakların rahatça yemesi için 180 derece dönüyordu.
Ertesi günü Burger King, solaklar için hamburgerin şaka olduğunu duyurdu. Ancak günlerce müşteriler gelerek bu mönüden istedi, hatta bazıları sağ elliler için olanının üretilmesini talep etti.”
Samsun’un Havza İlçesi’ndeki radyo istasyonunu canlı yayında arayan ve kendini “Fettullah Doğrusöylemez” olarak tanıtan bir kişi, “Kunduz yaylasından arıyorum. Ormandan ilçe merkezine doğru yüzlerce fil geliyor. Çok iriler ve önüne gelen her şeyi ezip geçiyorlar” diyerek telefonu kapattı. DJ Ertaş Çoban olayın “1 Nisan şakası” olduğunu anladı. Ancak, yaklaşık 20 kişi radyoyu telefonla arayarak, “Burada fil mi varmış? Nereden geliyorlar?” gibi sorularla bilgi almaya çalıştı. Kısa süre sonra aynı kişi yeniden radyoyu arayarak, “Size 1 Nisan şakası yaptım” dedi.
1 Nisan 2006 tarihinde Kadıköy-Beşiktaş seferini yapan vapura binen Murat Alas, ”üzerinde bomba olduğunu” söyledi. Şakacı, vapur iskeleye yaklaşınca gözaltına alındı ve 2 Nisan’da tutuklandı.
23 yaşındaki seyyar satıcı ve müzisyen, savunmasında “Aklıma nereden geldi bilmiyorum. Keşke yapmasaydım. Yolculara ’üzerimde bomba var, pimi çeker patlatırım’ dedim. Elimde, bir şey yoktu. Daha sonra da ’Bu da size 1 Nisan şakası olsun’ dedim. Gülenler oldu. Sadece bir bayan ağladı” dedi. Alas’ı önce 2 yıl hapse çarptıran 8’inci Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın suçunu ikrar etmesi nedeniyle cezasını 1 yıl 8 aya indirdi.
BRÜKSEL - Belçika, cezaevlerinde suçlular için hücre kalmayınca, başta Hollanda olmak üzere komşu ülkelerden kiralık hücre arayışına girdi. Adalet Bakanlığı sözcüsü Leo De Bock “Bu geçici çözüm, inşa edilecek cezaevlerinin bitirilmesi zaman alacak.
O zamana kadar bu, çözüm olabilir” dedi. Belçika cezaevlerinde bin 600 kişilik açık bulunurken, Hollanda’da 3 bin 300 kişilik boş yer var. Belçika, Hollanda’dan üç yıllığına 300 kiralık hücre talep etti.
Tayvan’da çevre duyarlılığı otoyol kapattırdı. Ülkenin ana ulaşım arterlerinden 3 numaralı otoyol, kelebeklerin göç yolu üzerinde olduğu için kısmen trafiğe kapatıldı. Otobanın Linnei kasabası kısmındaki iki şeritte ulaşım durduruldu.
‘Euploea’ olarak bilinen mor ipekotu kelebekleri, her yıl Tayvan’ın güneyinden kuzeyine göç ediyor. Yüzbinlerce kelebeğin katıldığı bu göçün en zor kısmı ise 3 no’lu otoyolun Linnei kısmı. Ulaşım durdurulmazsa otoyolun üzerinden uçmaya çalışan kelebeklerin çoğu araç trafiği nedeniyle ölüyor.
Dakikada binlerce kelebeğin uçtuğu otoyolda sürücüler de zor anlar yaşıyor. Tayvan Otoyol Genel Müdürlüğü (OGM), otoyolun göç yolu üzerinde kalan kısmını her yıl bu zamanlar kısmen trafiğe kapatıyor. Kararla birlikte hem kelebeklerin göç yolu emniyete alınıyor, hem de sürüş trafiğindeki güvenlik sağlanıyor.
OGM Genel Müdürü Lee Thay-ming, Euploea kelebeklerinin Tayvan’a özgü bir kelebek türü olduğunu, bu türü korumak için üzerlerine düşen görevi yaptıklarını söyledi.

Dünyada sadece iki yerde yaşayan Euploea kelebeklerinin göçü, bilimsel çalışmalara da konu oldu. Göç yolu üzerinde bekleyen araştırmacılar, yakaladıkları kelebeklerin üzerine nerede ve hangi gün yakalandığını temsil eden rakamlar yazıyor. Böylece kelebeklerin hangi hızda ve nasıl göç ettikleri araştırılıyor.
Euploea, ipekotuyla beslenen kelebeklerin mor beneklilerinde verilen isim. Her yıl mart sonu, nisan başında göç eden kelebeklerin bu yıl 26 Mart - 6 Nisan arasında göç etmesi bekleniyor. Bu yıl göçün başladığı günden itibaren dakikada 6 bin kelebek otoyoldan geçti. Euploea genellikle sabah saatlerinde uçtuğu için günlük sayı 100 bin civarında. Göçün en yoğun olduğu 3 Nisan 2005′te dakikada 11 bin, toplamda 1 milyon kelebek bölgeden geçmişti.

Ünlü modacı Esin Maraşlıoğlu, benzinden tasarruf için lüks Cadillac Escalade marka cipine LPG taktırdı. Vatan’a konuşan Maraşlıoğlu: Kaliteli kullanımı daha ucuza daha ekonomik şekilde halledebiliyorsak neden LPG kullanmayayım. Ben hayatım boyunca her şeyin en kalitelisini ama akıllı olanını tercih ettim. Her şeyin en iyisini alırım ki boşuna para vermiş olmamayım. LPG, akaryakıtın yerini tutabilecekse ve tasarrufluysa neden kullanmayayım.
Bu açıkçası benim bildiğim bir şey değildi. Servis önerdi. Çünkü bir çok kişi bunu yaptırmaya başlamış. Ben de ‘okey’ dedim.” dedi.
Çok fark ediyor
8 ay önce yaptırdığı bu değişiklikten çok memnun olduğunu söyleyen Maraşlıoğlu “ Arada epey bir fark var. O fark da bütçenize yansıyorsa ne güzel. Şöyle bir araba alıp da benzin parasından imtina edecek değiliz. İnşallah güneş enerjisiyle arabalar kullanılır da her şey daha ekonomik olur. Türkiye’nin içinde bulunduğu durum belli. Artık herkesin akıllı olması gerekiyor. Üstelik etrafınızdaki 100 arabanın 50’si böyle. İnsanlar ya dizel kullanıyor ya da böyle çözümlere gidiyor.
Utanacak ne var
Bir çok isimin LPG taktırmasına rağmen bunu saklamasına bir anlam veremediğini belirten ünlü modacı “Bunu niye saklayayım. Bundan utanılacak ne var ki. Bu gayet doğal. Allah aşkına ayda 300 bin YTL benzine para vermek zenginlik ya da görgü ifadesi değil. Şu parayı arabaya verebildikten sonra kimse benzin parasından imtina etmez.
Firma: LPG performansı etkilemez
Cadillac Escalade yetkilisi: “LPG bu arabanın performansını etkilemiyor. Bu tüpü çok garantili bir şekilde takan yerler var. Yaklaşık 3 bin YTL’ye takıyorlar. Yakıtta 3’de 1 oranında tasarruf sağlıyor. 300 liralık yakıt yerine 100 liralık yakıt harcanıyor.
Japon bilim adamları, yeni uzay araçlarının yapımında kullanılacak bilgiler elde edebilmek amacıyla uzaydan Dünya’ya kağıttan uçak fırlatmayı tasarlıyor.
TOKYO - Japon Uzay Kurumu (JAXA) yetkilileri, Amerikan uzay mekiğine benzer kağıt uçaklarla laboratuvar şartlarında yaptıkları deneyleri uzaya taşımayı düşünüyor.
Tokyo Üniversitesi laboratuvarında yapılan deneylerde kullanılan 7 santimetre boyundaki kağıt uçaklar 7 “mach” (ses hızının yedi katı) hıza ve 200 santigrad derece sıcaklığa dayandı.
Bu şartlar, uzay araçlarının atmosfere girerken karşılaştığı şartlara benziyor. Kimyasal süreçlerden geçirilerek sıcağa ve hıza dayanıklı hale getirilen kağıttan yapılan uçaklarla yürütülen deneyler başarılı oldu.
Uzay yetkilileri, kağıt uçağın atmosfere girişinin, yeni uzay araçları geliştirilmesi konusunda yepyeni fikirler geliştirilmesini sağlayabileceğini düşünüyor.
JAXA yetkilileri, kağıt uçak deneyini üç yıla kadar yapmayı düşünüyor.
Bir yetkili, “En büyük sorunumuz, kağıt uçağın nereye ineceğini bilemememiz. Atmosfere girer girmez rüzgarla savrulacaktır” dedi ve uçağı yerde bulabilmek için ya üzerine minik bir verici takacaklarını ya da çeşitli dillerde “Bulursanız bize haber verin” diye yazacaklarını
söyledi.

İspanya’nın güneyindeki Cadiz kentindeki San Rafael adlı klinikte, üniforma olarak verilen mini etekleri giymeyi reddeden hemşirelere 30 avro (57 YTL) para cezası verildi. Klinik cezayı giysi kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle kestiğini açıklarken hemşirelerin bağlı olduğu şirket de hastaneyi dava edeceğini duyurdu. Şirket yöneticisi Adela Sastre, “Kendimizi dekoratif bir nesne gibi hissediyoruz. Çalışma saatlerimizde rahat hareket etmek istiyoruz. Yatalak hastalara bakmak için eğilemiyoruz. İşimizi yapmak için vücudumuzu sergilemek zorundayız. Çalışanlar ayrımcılık uygulandığını düşünüyor. Onurlarına saygı gösterilmeli” diye konuştu. Sastre, hastanenin kararının, sosyalist hükümetin kabul ettiği eşitlik yasasına da aykırı olduğunu savundu. Hastane yetkilileriyse, İspanya’daki tüm hastanelerde aynı uygulamanın olduğunu savunarak, kurallara uymayan hemşirelere para cezasının doğru olduğunu söyledi.