
İspanya’nın güneyindeki Cadiz kentindeki San Rafael adlı klinikte, üniforma olarak verilen mini etekleri giymeyi reddeden hemşirelere 30 avro (57 YTL) para cezası verildi. Klinik cezayı giysi kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle kestiğini açıklarken hemşirelerin bağlı olduğu şirket de hastaneyi dava edeceğini duyurdu. Şirket yöneticisi Adela Sastre, “Kendimizi dekoratif bir nesne gibi hissediyoruz. Çalışma saatlerimizde rahat hareket etmek istiyoruz. Yatalak hastalara bakmak için eğilemiyoruz. İşimizi yapmak için vücudumuzu sergilemek zorundayız. Çalışanlar ayrımcılık uygulandığını düşünüyor. Onurlarına saygı gösterilmeli” diye konuştu. Sastre, hastanenin kararının, sosyalist hükümetin kabul ettiği eşitlik yasasına da aykırı olduğunu savundu. Hastane yetkilileriyse, İspanya’daki tüm hastanelerde aynı uygulamanın olduğunu savunarak, kurallara uymayan hemşirelere para cezasının doğru olduğunu söyledi.

KORKU FİLMLERİNİ ARATMADI
ABD’DE 1000’den fazla ölüden organ, doku ve kemik çalıp yerine PVC borular yerleştiren, bu yöntemle sattığı organlardan 5 milyon dolara yakın para kazanan doktor Michael Mastromarino (44) için rekor ceza istendi. Amerikalı savcı Charles Hynes, “Bu bir korku filmi gibi” dediği olay için, “Çaldığı organ ve dokularda kanserli hücreler olsaydı hastalar ölürdü” diyerek doktorun cinayete teşebbüsle yargılanması gerektiğini belirtti. 
MORGCULARLA ÇALIŞIYORDU
HAKİM, bu talebi yerinde görerek Mastromarino’nun 54 yıl hapis ve 4.6 milyon dolar maddi tazminat talebiyle yargılanacağını duyurdu. Sahtekar doktor, mahkemede iyi hali göz önünde bulundurulsa bile en az 18 yıl hapis yatacak. Tazminat ise organları çalınan cenazelerin sahipleri arasında paylaştırılacak. Doktorun cenaze levazımatçıları ve morglarla işbirliği yaptığı, hatta yeni mezarları bile kazdığı belirlendi.
Bursa’nın Gemlik ilçesinde, köpeğini gezdiren alkollü bir kişi, köpeğin kendisine havladığını söyleyen alkollü bir kişi tarafından silahla vuruldu.
Topuğundan yaralanan kişi hastaneye kaldırılırken, gözaltına alınan zanlının ise 375 promil alkollü olduğu ortaya çıktı.
Balıkpazarı Sahil Caddesi’nde alkol alarak köpeğini gezdiren Murat Y. (47), köpeğini bir yere bağlayarak tuvalet ihtiyacını giderdi. Bu sırada Murat Y.’nin yanına gelen Hüseyin A. (33) isimli kişi, köpeğin kendisine saldırarak, havladığını söyledi. Köpeğinin böyle huylarının olmadığını belirten Murat Y., Hüseyin A. tarafından tabancayla vuruldu. Topuğundan yaralanan Murat Y., hastaneye kaldırıldı.
Yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Mağdurun 310 promil, saldırganın ise 375 promil alkollü olduğu belirlendi. Zanlı Hüseyin A. gözaltına alındı.
Sarnıç Belde Belediyesi’nde işçi olarak çalışan Salih Aktaş, geçen yılın haziranda, şiddetli baş ağrısı ile karşılaştı. Evli ve 1 çocuk babası Aktaş, ağrılarının bir türlü dinmemesi üzerine İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti.
Muayenesinde, omurilik bölgesindeki damarlardan birinin tıkalı olduğu saptanan Aktaş, ameliyata alındı. Başarılı geçen müdahale ardından taburcu edilen Aktaş, bir hafta sonra duş alırken dikişlerinin açıldığını fark etti. Hastaneye giden Aktaş’ın ensesindeki iltihap temizlenirken, tekrar dikiş atıldı.
Ameliyata rağmen acıları dayanılmaz hale gelen Aktaş, aynı hastaneye tekrar gittiğinde kendisine bir operasyon daha yapılması gerektiği söylendi.
Doktorların röntgenlerini vermemesinden ve ne amaçla bir operasyon daha yapılacağının söylenmemesinden şüphelenen Aktaş, yakınlarının tavsiyesiyle Alsancak’taki özel bir sağlık merkezine gidip beyin tomografisi çektirmek istedi.
Beyin tomografisine alınan Aktaş’ın ensesine yakın yerde metal uçlu cisimler olduğu belirlendi. Durumundan iyice şüphelenen Aktaş, gittiği Alsancak Devlet Hastanesi’nde çektirdiği röntgen filmlerinde, ensesinde iki iğne ucu unutulduğu anlaşıldı. Çeşitli hastaneleri dolaşan Aktaş’a, ameliyatı ardından gerçekleştirilen dikiş sırasında, iğnenin kırılıp cildinin altında kaldığı belirtildi. Şaşkına dönen Aktaş, ameliyat olduğu hastaneye gidip doktorlarla görüştü, ancak kimin hatasıyla bu duruma düştüğünü öğrenemedi.
Aktaş, “Ameliyatın ardından daha kötü oldum. Kimse bana gerçeği söylemedi, sadece yeni operasyon yapılması gerektiği söylendi. Sağlığımla oynayanlardan adalet önünde hesap soracağım” dedi.
Avrupa ve Asyalı ekonomi çevreleri rakamların yanı sıra tüketici alışkanlıklarına göre de ekonominin son durumu hakkında bilgi edinilebileceğini belirtiliyor. Alman IfD araştırma şirketinin verilerine göre özellikle kadınların moda konusundaki tercihleri ekonominin yönü hakkında doğrudan bilgi veriyor.
Bu haberin devamını oku »
Ağır Ceza Mahkemesi, ”örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte PKK terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek” ve ”örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla yargılanan Nil Demirkazık’ı tahliye etti.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın bugünkü duruşmasına Demirkazık ile avukatı Berivan Melik katıldı.
Mahkeme heyeti Başkanı Mehmet Orhan Karadeniz’in, duruşmanın başında kendisine nasıl olduğunu sorması üzerine Demirkazık, ”Sağ olun. İyi geçiyor” karşılığını verdi. Karadeniz de Demirkazık’a, ”Bayağı iyileşmişsin” dedi.
Karadeniz, daha sonra, Demirkazık’ın akli dengesinin tespiti konusunda Ankara Numune Hastanesinin ön raporu gönderdiğini bildirdi. Rapora göre, Demirkazık’ta ”duygu-durum bozukluğunun” tespit edildiğini kaydeden Karadeniz, raporda, ”kesin tanı için Demirkazık’ın müşahede altına alınması gerektiğinin bildirildiğini” açıkladı.
Demirkazık’ın avukatı Berivan Melik, raporu kabul etmediklerini söyledi. Müvekkilinin uzun zamandan beri tutuklu bulunduğunu ve ileride suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali olduğunu ifade eden Melik, Demirkazık’ın tahliyesini talep etti.
Cumhuriyet Savcısı Şemsettin Özcan da sanığın, alınan ön rapor doğrultusunda müşahede altına alınarak, rapor düzenlenmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevkine ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti konusunda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 74. maddesi gereğince 3 haftayı geçmemek üzere müşahede altında tutularak, rapor verilmesi için Demirkazık’ın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmesini kararlaştırdı. Mahkeme, Demirkazık’ın tahliyesine karar vererek, duruşmayı erteledi.
Başkan Karadeniz: ”Millet akıl verir, ekmek vermez”
Mahkeme Başkanı Karadeniz, ara karar yazdırılırken, Demirkazık’a, ”Bak Nil, beni iyi dinle; millet akıl verir, ekmek vermez. Şimdi tahliye ediliyorsun. Sana bildirildiğinde İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gideceksin. Gitmezsen mahkeme seni yeniden tutuklar. Söz veriyor musun?” diye sordu. Demirkazık ise ”Söz, tamam” cevabını verdi.
Davanın iddianamesinde, Demirkazık’ın, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 220/7. maddesi yollamasıyla ”terör örgütü üyesi olmak” suçunu düzenleyen 314/2. maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. ve 7/2. maddesi uyarınca 8 yıl 6 aydan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
TATİLİNİ Türkiye’de geçiren Rus kızların sonu hüsranla biten gönül ilişkisi yaşadıkları Türk erkeklerini teşhir ettiği internet sitesi, ‘hack’lendi. Sitenin sorumluları, açılış sayfasına internet sitesinde yayınlanan haberden sonra sitenin kullanılmaz hale geldiğini belirten yazı koydu.
Rusya’da 2001 yılında kurulan ve bugüne kadar milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilen internet sitesinde, çapkın Türk erkekleri teşhir edildi. Giriş sayfasında, Türkiye ve Mısır’ın çok güzel iki ülke olduğunu ve her iki ülkeyi de çok sevdiklerini belirten site moderatörleri, bu ülkelerde tatil yapmaya niyetlenen kadınların bazı erkeklere dikkat etmesi gerektiğini savundu. Black List (Kara Liste) sayfasında Türkiye’nin çeşitli turistik bölgelerinde yaşayan bazı erkekler hakkında fotoğraflarının da yer aldığı adreslerinden, mesleklerine kadar çeşitli bilgi yayınlandı. Olumlu veya olumsuz duygularını yazan ama çoğunlukla da kötü anılarını anlatan Rus kızların Türk erkeklerini acımasızca eleştirdiği sayfada, Türkiye’de yaşadığı gönül macerasından ağzı yanan kadınlar çapkınları deşifre etmeye teşvik edildi.
Konuyla ilgili haberin internet siteleri ve gazetelerde yayınlanması ardından site, ‘hacker’ saldırısına uğradı. Haberin yayınlandığı saatten itibaren büyük yoğunluk yaşanan site, hackerler tarafından kullanılamaz hale getirildi.
Site yetkilileri bu durum üzerine sitenin girişine haklarında haberi kullanan Milliyet Gazetesi’nin internet sayfasında yayımlanan haberin link adresini bilgisini yazdı. Sitenin girişinde ayrıca, “Bu sitede yayınlanan haber sonrası sitemiz kullanılmaz hale geldi. Kısa sürede yeniden yayına geçeceğiz” yazısına yer verildi.
İzmir´in Bornova İlçesi Pınarbaşı Semti´nde oturan Emine Yüce (20) ile Özgür Çakmak (27) aşklarını ölümsüzleştirmek için 2 Temmuz´da Bornova Nikah Memurluğu´na gittiklerinde büyük bir süprizle karşılaştı.
Çift, Emine Yüce´nin cinsiyetinin Yozgat Yerköy´deki nüfus kütüğünde “Erkek” yazması nedeniyle birbirleriyle evlenemeyeceklerini öğrendi. Lise 2´inci sınıfa kadar okuyan, 15 yaşına geldiğinde nüfus kağıdını değiştiren hatta bir dönem sigortalı bile çalışan Emine Yüce, bu duruma çok şaşırdığını belirterek, “Benim hiç mavi nüfus cüzdanım olmadı. Nüfus kütüğüme `erkek’ yazıp, pembe cüzdan verdiler. 10 yıl okula gittim. Bir ara işe girdim sigotalı oldum, hiçbir sorun yaşamadım. Yedi aydır kadın olduğumu ispatlamaya çalışıyorum. Karnımda çocuğumda Alsancak Devlet Hastanesi´nde heyete girerek, `kadın’ olduğuma dair rapor aldım. Annelik sevincini doyasıya yaşayamıyorum. Nüfus memurunun bir hatası hayatımızı zehir etti” dedi.
Hatanın düzeltilmesi için İzmir 4´üncü Asliye Hukuk Mahkemesi´nde dava açıldı, mahkeme Emine Yüce´nin kadın olduğuna karar verdi ancak birkaç gün içinde düzeltilebilecek hata, bir ay 10 gündür düzelmedi.
İş makinası teknisyeni olan Özgür Çakmak, “Yedi aydır Yozgat ile Bornova nüfus memurluğu arasında koşturup duruyoruz. Mahkeme kararına rağmen hata düzeltilemediği için evlenemiyoruz. Bu gidişle çocuğum gayrimeşru doğacak. Eşim benim sosyal güvencemden yararlanamadığından ayda en az 250 YTL doktor masrafımız var. Ben 800 YTL maaş alıyorum. Doğum 2 bin YTL´ye olacak. Bunu karşılayacak gücümüz yok” dedi.
Emine Yüce´nin kontrollerini yapan Gazi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Eminoğlu, ilk kez böyle bir hastayla karşılaştığını belirterek, “Nüfusta adı, soyadı yanlış yazılan hastalarım oldu ancak ilk kez cinsiyet hatası ile karşılaşıyorum. Nüfus kayıt sisteminde trajikomik hatalar yapılıyor. Bu hataların düzeltilmesi için gereken maddi gücü herkes bulamıyor. Bu hastamız da öyle” dedi.
Polise ’sorumluluk yaşı’na eriştiğini kanıtlayan 9 yaşındaki çocuk silah ruhsatı almaya hak kazandı. İngiliz polisinden ruhsat alan küçük çocuğun uygun gördüğü hedeflere ateş etme yetkisi bulunuyor.
Bu haberin devamını oku »
Alp Nuhoğlu, bebeğinin iyileşmesinde Fethullah Hoca’nın katkısı olabileceğini belirterek ““Bir iş için Amerika’ya New York’a gitmiştik. Orada yanımda İhsan Kalkavan da vardı. ‘Buraya kadar gelmişiz hadi kalk Fethullah Hoca’nın yanına gidelim’ dedi. Gittik, yemek yedik beni baş köşeye oturttular. Adam çok özel bir adam. Kendi duasının yazdığı bir altın verdi. ’Bunu al oğluna tak. Merak etme iyi olacak’dedi. Millet hocayı görmek için iki-üç ay sıra bekliyormuş. Ben geldikten sonra bir baktım ki bebeğim iyileşmiş. Meme emmiş. Zeynep süt vermiş. O sütü rahatlıkla yutmuş. Acayip etkilendim. Hocaya ulaşmak kolay olmadığından yardımcılarıyla görüştüm. Bebeğin sağlığının yerinde olduğunu her şeyin yolunda olduğunu söyleyip teşekkür ettim.. Şimdi maşallah çok iyi bebeğim…”dedi.
Devamını okumak için tıklayın.