Başlık: "Gündem"

nekrofili

Cuma, Kas 30th, 2007 | Gündem, Çerçöp with Yorumsuz

Hürriyet Web Sitesi - 30 Kasım 2007

Atlas Jet’in uçağının Isparta’da düşmesinden ve yolcularının hepsinin ölmesinden sonra gelen haberlerde Hürriyet gerçekten kendisine yakışan bir çizgi sergiliyor. “Şok” patlangaçlı haberlerin, Hürriyet’in web sitesini kıpkırmızı bir hallere bürünmesini sağladı, ama bu kırmızılık ne yazık ki utanmanın rengi değil, tam tersine arsızlığın.

Yandaki resim, kazada hayatını kaybeden bir bilim adamının resmi. Herhalde bir bilimadamının (ya da bilimkadını) geriye kalan bu fotoğrafının neden kullanıldığını anlamakta, adlandırılmakta ne kadar çaresiz kalıyorsak, işte Hürriyet o kadar da büyük bir gazetedir.

Seve seve ya da…

Pazartesi, Kas 26th, 2007 | Gündem with Yorumsuz

Trabzon Valisi’nin talimatıyla il genelinde başlatılan 20 dakikalık okuma uygulamasına bütün memurların katılımı da mecburi tutulmuş. Vali, “okuyan bir Trabzon” yaratma yoluna baş koymuş olacak ki, katılımcıların okuma saatini kaynatmaması için sürpriz ziyaretler yapmaya karar vermiş.

Acayip güzel acılar yaşadım

Pazar, Kas 18th, 2007 | Gündem with Yorumsuz

Ayşe Arman, İclal Aydın’la röportaj gibi bir şey yapmış. Başık da bu: “Acayip güzel acılar yaşadım” Biliyorsunuz; medyamıza kalırsa bu insanları sevmek zorundayız, berbat Türkçe’lerine de katlanmak zorundayız. Çünkü bunlar acayip güzel insanlar… İşte röportajdan inciler; tamamına da buradan erişilebilir.

Şimdi olsa…

- Hayır, istemem. Bir daha da yapmam. Hande Ataizi ile uzun bir süre önce bir röportaj yapmıştın. Ona Jaguar’la ilgili bir soru soruyorsun, o da cevap veriyor. “Yaptık işte bir görgüsüzlük!” diyor. Çok hoşuma gitmişti o laf. Bir kadın bu kadar mı şeker ifade eder. Bizim Hello dergisinde yayınlanan düğün fotoğraflarımız da o hesap, yaptık işte bir görgüsüzlük…

Bu oyun ne anlatıyor? Ne münasebetle yazdınız?

- Mikonos Adası’ndayız, şahane bir plajda, sezlong bulmak mümkün değil. O şezlongçular filan nasıl havalı, yanlarına yaklaşılmıyor. “Şezlong istiyoruz” deyince, “Biraz bekleyin” filan dediler. Sonra şezlongçuların şefi geldi, en yakışıklıları da o. Şöyle bir baştan aşağı süzdükten sonra beni “Who are you?” dedi, “Sen kimsin?” Ben alışmışım yurtdışında “Neredensin?” diye sorulmasına, ezberden “From İstanbul” (İstanbul’dan) dedim. “Onu sormuyorum, sen kimsin? Farklı bir ışığın var, özel biri olmalısın” dedi. O kadar hoşuma gitti ki. Makyaj yok suratımda, saçım başım yapılı değil. Tanınmadığım, bilinmediğim bir yerde, üzerimde saçmasapan bir pareoyla duruyorum ve adamın biri, “Sen biri olmalısın” diyor…

Şezlongçuyla flört ediyorsunuz yani?

- Kısmen. Ama o sayede hayata dair felsefi şeyler de düşünüyorum: Hakikaten ben kimim? Taa oralara kadar taşıdığım hüznün, kederin bir anlamı var mı? Yok. Birden oradaki varlığımı o ışıklı, tebessümlü, hoş varlığımı sevdim. Başka bir şey başladı sanki orada. O zamana kadar farklı bir davranış biçimim vardı ve o gün yakışıklı şezlongçu “Sen kimsin?” diye sorunca, kendime döndüm. Mikonos’ta fark ettim ki, kişisel hikayem katmerli bir börek kıvamına gelmiş. Bu tek kişilik oyunun notlarını hemen oracıkta tutmaya başladım. Acayip güzel acılar yaşamışım… Hoş olmuş ya… Hiçbir şey anlamsız değil… Evet, canım acımış, ama bunun da bir sebebi var. Başına hep aynı şey geliyorsa, dur bakalım biraz orada, bir düşün. Yoksa, hep yanlış adamları seçiyorsun, neden yapıyorsun? Nasıl bir eksikliktir bu?

gibi… Geyik muhabbetinin doruğunda yaşayan bu insanları biz de kendi ölçümüzce gayrıciddiye almak istedik.

Prezervatifi yanlış yere takınca öldü

Cuma, Kas 16th, 2007 | Dünya, Gündem with Yorumsuz

Seks fantezisi yapmak istedi. Prezervatifin içine gülme gazı sıkıp kafasına geçirdi; inanılmaz bir şekilde can verdi.

İngiltere’nin Doğu Sussex bölgesinde yaşayan Gary Ashbrok(31) prezervatifle seks fantezisi yapmak isteyince canından oldu. İçine gülme gazı olarak bilinen diazot monoksit doldurduğu prezervatifi başına geçiren Ashbrok, bu şekilde webcam karşısında arkadaşlarına şov yaptı. Ancak ilerleyen saatlerde, gazın yan etkisiyle uykuya daldı ve boğularak öldü. Sabah saatlerinde yatağında ölü olarak bulunan genç adamın ölüm belgesine ise ‘talihsizlik’ yazıldı.

Polise ifade veren Ashbrok’un ev arkadaşı Michael Young, “Sabah odaya girdiğimde Gary’nin başında bir naylon poşet ve yatağın yanında 3 adet boş gülme gazı kutusu duruyordu. Poşet sandığım nesne prezervatifmiş. Gary 2-3 aydır internetten sado-mazoşist faaliyetlerin sergilendiği bir gruba üyeydi” dedi.

Servis açmayan garsonu kasığından vurdular

Salu0131, Kas 13th, 2007 | Gündem with Yorumsuz

Kaynak Milliyet:

BURSA’da, gece yarısından sonra gittikleri restoranda, kendilerine servis açmayan garson 23 yaşındaki Ekrem Öztemir’i kasığından vuran 2 kişi, işyeri çalışanları tarafından dövüldü. Yaralı garson hastaneye kaldırılırken, 2 kişi gelen polislerce gözaltına alındı.
      Yalova Yolu üzerinde bulunan Oscan Restaurant’da dün akşam garson olarak göreve başlayan Ekrem Öztemir, saat 02.00 sıralarında alkol almak için gelen galericilik yapan 30 yaşındaki Mustafa Özkan ile arkadaşı 32 yaşındaki İsmail Kaflı’ya, patronunun talimatıyla daha önce olay çıkarttıkları için servis açmadı. Garson ile 2 kişi arasında başlayan tartışma işyeri dışında kavgaya dönüştü. Bu sırada belindeki tabancasını çıkartan İsmail Kaflı, Ekrem Öztemir’i kasığından yaraladı. Silah sesi üzerine dışarı çıkan lokanta çalışanları, İsmail Kaflı ve arkadaşı Mustafa Özkan’ı dövdü. Haber verilmesi sonucu olay yerine gelen polisler, gözaltına aldıkları 2 kişiyi tedavi ettirmek için Çekirge Devlet, kurşunla yaralanan garsonu ise Muradiye Devlet hastanelerine götürdü. 2 kişi hastanedeki tedavilerinin ardından gözaltına alındı.

İktidarsız Koca ve Azgın Kocası

Pazar, Kas 11th, 2007 | Gündem, Çerçöp with Yorumsuz

Flash TV’de yayınlanan realite programında benzeri pek az görülmüş bir durum yaşanıyor…

Bitmeyen biip sesleri ve hüzünlü müzikle tadına doyum olmamış

Perihan Mağden’den Oray Eğin’e 100.000 Liralık Dava

Cuma, Kas 2nd, 2007 | Gündem with Yorumsuz

Aşağıdaki haber, Haberturk’ten:

Basının polemiği seven iki ismi, karşı karşıya geldi. Akşam yazarı Oray Eğin, Çankaya Köşkü’ndeki 29 Ekim davetinde “aşırı alkol alan kadın gazetecinin tuvalette kustuğunu” yazarken, Perihan Mağden’i ima edince cevap gecikmedi. Mağden, ’Salon soğuktu viski içtim. Ama ben domuz gibi mideye sahibim. Ne kustum ne midem bulandı ne de tuvalete girdim “ derken, Eğin hakkında 100 bin YTL’lik tazminat davası açacağını da duyurdu.

Eğin, önce tarif etti…
Oray Eğin’in Akşam’daki yazısı ” Yılın skandalı: Çankaya’da alkolü fazla kaçıran köşe yazarı “ başlığı ile yayınlandı. Bu yazının birinci sayfadaki anonsu da ” Köşk’te sarhoş olan yazar kim? “ başlığını taşıyordu. Yazıda, önce kahramanın kodları verildi:” “Çankaya Köşkü’ndeki Cumhuriyet resepsiyonuna pek çok kişi gibi o da davetliydi. Davete katılan tek edebiyatçı olması nedeniyle de gecenin yıldızıydı. Bir romanı filme de çekilmişti hatta. Ama asıl parlamayı köşe yazarlığında yaptı.” Bu kadarını okuyanlar için, ismi bulmak hiç de zor değildi; Radikal’de köşe yazarlığı yapan Perihan Mağden tarif ediliyordu. Mağden’in “İki Genç Kızın Romanı” adlı kitabı, Kutluğ Ataman tarafından “İki Genç Kız” adıyla sinemaya aktarılmıştı.

Yazar ve alkol
Kavga çıkaracak bölüm hemen bu tarifin ardından geldi: “Vakit ilerledikçe, artık coşkulu sohbetlerden, övgülerden mi yoksa alkolün etkisinden mi bilinmez, basının önemli kadın köşe yazarı sarhoş oldu. Gecenin yarısına daha saatler vardı ama o ayakta duramıyordu. İmdadına ünlü tarihçi İlber Ortaylı yetişti, koluna girdi, tuvalete kadar götürdü. Orada kustu. Belki de ’Çankaya Köşkü resepsiyonunda kusan ilk kişi’unvanını aldı, bilinmez. Bu olay resepsiyondaki davetliler arasında fısıldaşmalara neden oldu. ” Tamam içilir ama bu kadar da olmaz “ eleştirileri yapıldı.

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim örnek gösterildi; Fatih Hoca da viski içiyordu ama adabıyla içiyordu. Sonunda tuvaletten çıkan edebiyatçı, gazeteci-yazar hanım kimseye veda etmeden Köşk’ten ayrıldı…” Ve Eğin’in yazıyı bitiriş cümleleri: “Daha evvel alkolün etkisiyle çıkardığı pek çok rezilliği dinlemiş, hatta bizzat tanıklık etmişliğim olduğu için Köşk’tekilere ’Ucuz kurtuldular’ diyorum.”

Mağden dava açıyor
Bu yazının medya sitelerinde yer almasının hemen ardından, pek çok haber portalında ima edilen kişinin Perihan Mağden olduğu yazıldı. Mağden Superpoligon’a şu açıklamayı yaptı: “Viski içtim. Salon soğuktu. 19.30’da içmeye başladım 20.30’da İlber Ortaylı ile arabaya binip kaçtık resmen uçağa yetişmek için.” Mağden’e göre; yazının böyle kurgulanması ’dava açılmasını önlemek için bir taktikti’ ama, kendisi yine de dava açacaktı: “Oray Eğin, dava açacağımı düşünerek ismimi vermiyor. Bir yandan isim vermiyor ve hukuken kendini sağlama almaya çalışıyor. Daha adice… İsmimi vermiyor ama benim olduğumu anlaşılsın diye her türlü ipucunu da veriyor. Gerçekten bir şey abartılır hafif sarhoş olurum, midem bulanır kusarım falan… Yok ki böyle bir şey. Ben domuz gibi bir mideye sahibim. Ne kustum ne midem bulandı ne de tuvalete girdim. Şimdi dava açacağım. Oray Eğin’i dava edeceğim. Oray Eğin, özel hayatımdaki rezaletleri biliyormuş öyle yazıyor. Yok böyle bir şey. Bir tek Ece Temelkuran’a küfür ettiğim olay vardır… Onu da köpürte köpürte kullanıyorlar.”

Çok tuhaf…

Condoleezza Rice neden Ankara yerine İstanbul’a geliyor?

Cuma, Kas 2nd, 2007 | Dünya, Gündem with Yorumsuz

Evet… Rice neden İstanbul’a geliyor? Bu ülkenin başkenti Ankara değil mi? Bu kadın ABD’de dış işleri bakanı gibi bir şey değil mi? Türkiye’ye geldiğinde hükümet yetkilileriyle görüşüyor olmalı. Ancak her gelişinde İstanbul’a demir attığına göre, asıl amacı acaba Çırağan’dan manzarayı mı seyretmek diye düşünüyorum. Ayrıca hava alanından itibaren E5′i kapatmak ne demek? Devletimiz halkına bu kadar mı az güveniyor, bütün yolu boşaltmadan güvenlik sağlayamıyor mu? Hiç değilse, Yeşilköy’den deniz yoluyla Çırağan’a getirmek de mi becerilemiyor?  

Başörtülüler ağır makyaj yapıyor çünkü tek ifade yeri yüzleri

Pazartesi, Eki 22nd, 2007 | Gündem with Yorumsuz

3c3f9a8e47550d4db45bb419r.jpg 

 Nilüfer Göle’nin başörtüsü konusundaki tabuları yıkan ünlü kitabı ‘Modern Mahrem’den ilham alan sergi Santralistanbul’da açıldı. Göle, başörtüsünün şehirli olduğunu, modayla birleştiğini söylüyor..

Ünlü sosyolog Nilüfer Göle, 1991′de yayınlanan Modern Mahrem isimli kitabında, başörtüsüne ilişkin tabuları yıkan tezler ileri sürmüştü. Göle, bu kitap sonrasında da başörtüsü konusundaki çalışmalarını sürdürdü. Son olarak Bilgi Üniversitesi’nde geçen hafta düzenlenen ve başörtüsü konusunun ele alındığı sempozyumu yönetti. Aynı tarihte Santralistanbul’da “Mahrem” isimli bir de sergi açıldı. Göle, mahremin artık moda ve estetikle birleştiğini söylüyor.
Bu haberin devamını oku »

Müdür, öğrencileri tuvalete kapattı

aru015Famba, Eki 17th, 2007 | Gündem with Yorumsuz

Niğde’de ilköğretim öğrencilerinin okul müdürü tarafından tuvalete kapatıldığı iddiaları üzerine müfettişler inceleme başlattı.
      İl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Yaşar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nda arma takmayan öğrencilerin okul müdürü tarafından tuvalete kapatıldığı yönündeki şikayetler üzerine araştırma başlattıklarını belirtti.
      Cumhuriyet İlköğretim Okulu 3. sınıf öğrencilerinden bazılarının, satranç dersine giren okul müdürü Metin Pınar tarafından okul armasını takmadıkları gerekçesiyle erkek tuvaletine kapatılarak cezalandırıldığı yönündeki iddiaların araştırıldığını bildiren Halil İbrahim Yaşar, bu amaçla görevlendirilen 2 müfettişin çalışmalarına başladığını söyledi.
      Öğrenci velilerinden konuyla ilgili şikayet dilekçesi aldıklarını, müfettişlerin hazırlayacağı rapora göre iddiaları aydınlatacaklarını ifade eden Yaşar, şu bilgileri verdi:
      “Velilerin şikayet dilekçelerinde okul müdürünün, okul armasını takmadıkları için öğrencileri, erkek tuvaletine kapattığı yönünde iddialar var. Biz şikayetleri alır almaz gerekli çalışmayı başlattık.
      İki müfettiş görevlendirildi. Müfettişlerin raporu doğrultusunda gerekli işlem yapılacaktır. Velilerimizi endişeye sevk edecek bir durum söz konusu değil.”

Kaynak: MİLLİYET