100. Yıl’ını Fenerbahçe yalanlamalarla idrak etti. Bakın arka arkaya neler yalanlandı:
19.07 Olayı
Birkaç gündür birçok gazete kulübümüzün bugün yeni bir transfer açıklamasında bulunacağına dair iddialarda bulunmaktadır. Bu iddia kesinlikle doğru değildir. Kulübümüzün şu an bir transfer çalışması ya da açıklaması yoktur.
Cassano
Bugün tarihli Posta, Fotospor, Türkiye ve Yeni Şafak gazeteleri kulübümüzün Cassano’yu transfer edeceğini iddia etmektedirler. Söz konusu haber doğru değildir. Kulübümüzün bu oyuncu ile hiçbir şekilde ilgisi yoktur
Adriano Hikayeleri ve Ciddiyete Davet
Bugün tarihli Fotogol 12. Adam ve Star gazeteleri kulübümüzün Adriano ile görüştüğünü hatta bu oyuncunun İstanbul’a geldiği ve başkanvekilimiz Sayın Nihat Özdemir ve asbaşkanımız Sayın Ali Koç’un evine gittiği ve buralarda transfer görüşmelerinin yapıldığını iddia etmektedirler. Söz konusu haberler doğru olmamanın ötesinde tamamen hayal ürünüdür. Basınımızı bir kez daha bu tür yalan haberler yaparak spor kamuoyunu yanıltmamaya ve ciddiyete davet ediyoruz.
Edu Formülü
Bugün tarihli Fotospor ve Sabah gazeteleri kulübümüzün oyuncumuz Edu’yu göndermek ve onun yerine savunmaya S. Donetsk’ten Tolga’yı alacağı şeklinde iddialara yer vermektedirler. Söz konusu haberler kesinlikle doğru değildir. Kulübümüzün kesinlikle Edu’yu göndermek gibi bir düşüncesi ya da görüşmesi yoktur.
Fatih Tekke, Nihat, Tolga Ve Erdinç İle İlgilenmiyoruz
Bugün tarihli Türkiye, Fotospor, Fotogol, Fotomaç gazeteleri kulübümüzün Fatih Tekke, Nihat Kahveci, Trabzonspor’dan Erdinç ve S. Donetsk’ten Tolga ile görüşmeler yaptığımızı iddia etmektedirler. Söz konusu haberlerin hepsi yalandır. Kulübümüzün bu futbolcular ile hiçbir ilgisi yoktur.
Evet, yukarıdaki yalanlamaların hepsi aynı gün yapıldı. Spor haberciliğini illüzyonistliğe çeviren manyak medyamıza karşı bu kadar sabır gösterdiği için Fenerbahçe yönetimini kutlamak gerek… Şimdi ne yani, 25 milyon Fenerbahçe taraftarını bu basını takip etmemeye, bu gazeteleri satın almamaya mı davet etsinler?
Yakınlarda Türkiye ile Yunanistan arasında kick-box turnuvası gibi bir şey düzenlenmiş. Tam ne düzenlenmiş, ben de bilemedim; anladığım kadarıyla birerli eşleşip kavga etmişler… Kick-box denen sporun acımasızlığı su götürmez. İki adam, kelimenin tam anlamıyla tekme tokat birbirine giriyor. Yalnız bu sefer bizim Türkler biraz şirazeyi kaçırmış… Galiba Aurelio’nun milli takıma kazandırılmasından da ilham alarak Yeni Zelandalı siyahi bir dövüşçüyü de takımlarına almışlar. O da yüzümüzü kara çıkarmamış. Hele galibiyetle bitirdiği karşılaşmadan sonra Rober Hatemo ezgileriyle bir raksedişi var ki…
Milan’ın, Barcelona’lı yıldız Ronaldinho için toplam 125 milyon EURO’yu gözden çıkardığı söyleniyormuş… Schalke, Kuranyi için Fenerbahçe’den 27 Milyon EURO istemiş… Appiah’ın bedeli 15 milyon EURO’ymuş…. Transfer futbol denen gösterinin bir parçası aslında, belki de en önemli parçası. Şimdi tutup da “bu paralar altyapıya harcansa” geyiğine hız verme niyetinde değilim. Futbol için akıtılan fonların gereksizliğine inanıyorsak alt yapıya harcanmasını ya da daha önemlisi genç insan kaynağının futbola kanallandırılması savunmak da anlamlı değil.
Pekiyi bu büyük rakamların anlamı ne? Bana kalırsa, büyük bedellerle futbolcu transfer etmek bir çeşit gösterişten başka bir şey değil… Nedeni de çok açık: İnsanlar, futbol kadar parayı da izlemeyi seviyor. Yaşadığımız çağın en büyük fetiş nesnesini de sahneye çıkarmak istiyor. Rakam büyüdükçe, basamaklar arttıkça, sağdaki sıfırlar çoğaldıkça bir striptiz gösterisi gibi seyircisini de kudurtan bir alışkanlık haline geliyor…