Okurları bilir; edebiyat dergilerinin sık sık karşımıza çıkan basmakalıp, baygınlık veren işleri vardır, mesela:
- İntihar özel sayıları…
- Fotoğrafa bakarak öykü-şiir yazdırma
- “Sayıklamalar” türevi şiirler
- Genç şair-yazar değerlendirmeleri
- Mizah-dedikodu köşeleri (Edebiyat komiseri tarzı)
- “Bize ürün yağıyor, yetişemiyoruz” minvalinde editör yazıları
- Aylık-yıllık-haftalık-günlük değerlendirme yazıları
- Ikınarak yazıldığını belli eden kitap tanıtımları
- Dergiye başka koşullarda yazılarını vermeyecek tanınmış yazar-şairlerle söyleşiler
- Dergiyi çıkaran kişilerle söyleşiler
- Nobel kazanmış herhangi bir yazara bok atan düzeysiz eleştiriler
- Ustaların seçtikleri türü gereksiz iktidar koşullanmaları
- Seçimlerle ilgili ya da herkesin pekala geyik çevirebileceği konularda boş soruşturmalar
- İsim vermeyen ama muhatabı belli riyakar polemik yazıları
- “Biz”de her şeyi Tanzimat’la başlatan eleştiriler
- Dil düzeltmeyi misyon edinmiş yeteneksiz yazarlar
- Arka sayfalara itilen adı az duyulmuş yetenekler
- Okur azlığından şikayetler
- “Kadın şair olur mu?” tartışmaları
- Kalas gibi akademik yazılar
- “Güneşin altında her şey”i kapsayan dosya konuları. Örneğin, “Modern Edebiyat” özel sayısı.
- Sonsuz tashih hatası
- Karton kapak
- Anormal ebatlar (Gazete büyüklüğünde ya da zarf küçüklüğünde örneğin)
- Ödüllü bulmaca (cidden ne alakadır?)
- Teknoloji düşmanlığı
Bu listedeki her şeyin yirmi yıl boyunca yasaklanmasını öneriyorum. Bilmiyorum sizin ekleyecekleriniz, çıkaracaklarınız var mıdır…
“sevi” kelimesinin fütürsüzca kullanımı
şiirlerde, kapaklarda, arka kapaklarda salvador dalinın herhangi bir tablosunun değil, en bayık tablolarının kullanılması
saçma sapan dergi isimleri (bkz. akatalpa)
Times New Roman ve Arial yazı karakter ailelerini bulan adamları kanser edecek derecede fazlaca kullanma.
Rakı sofrasında yapılan söyleşiler
fütursuzca kullanılan bir kelime daha: kotarmak
- Abuk subuk ulkelerin kiyida kosede kalmis yazarlarini/sairlerini “cok onemli ama kimsenin farkedemedigi adamlar” olarak sunup onlardan ceviriler yapmak. “Senegal’in kayip incisi bilmemkim” gibi basliklarla.
- Futursuzca kullanilan bir kelime daha: esrik.
- Son sayfalarda yer alan “edebiyat konulu” karikatürler
- Yine son sayfalara doğru yerleştirilen “yeni” çıkmış on beş yirmi kitabın, küçük ön kapak resimleriyle toplu tanıtımı (bu arada kitapların yaklaşık yüzde yetmişi yeni değildir, hatta oldukça eskidir..)
- Söyleşi yapılan kişinin egosunun her soruda daha fazla şişmesi, söyleşi yapan kişinin de eşten, dosttan seçilmesi
- Fütursuzca kullanılan bir kelime daha: umarsızca
- 80 Şiir Dosyası (artık gerçekten meşru ötesine geçti, resmi bir kıvama erişti 80 Şiiri)
- Edip Cansever dosyası
- Şiir ve erotizm (Mehmed Rauf’un Kaymak Tabağı bile daha iştah açıcı ve gerçekçi geliyor) dosyaları
- Her türlü başkaldırı dosyası, yazısı, şiiri, narası
- Fütursuzca kullanılan kelimeler: yalnızlık, dostluk, nâr, lâl, şavkımak, tensel, kanto, us, poetika
- bilmemkim şiirine giriş okumaları
- her şiirin altına resim basmak
- Şiir yıllıkları hakkında yazı yazmak
- Dilbilim grafikleri kullanarak eleştiri yapmak
- ağır abi tripleri ile alem adamı gibi davranarak şiir yazmak
- başkaldırı adı altında lümpenliği, cahilliği, ahmaklığı ve kadın düşkünlüğünü, ayyaşlığı, omurgasızlığı edebileştirmeye çalışmak
- Mallarme’nin “Bir Zar Atımı için” şiirini avangard örnek sanmak
- Ece Ayhan’ı tersten okumak
- Cemal Süreya’nın erotizm şeysi hakkında yazmak
- “sizin hiç babanız öldü mü?” ile yazıya başlamak
- düş, düşler, imge, imgelem, hayal, ilişkisel, varlık, varlıksal gibi kelimelerin kullanımı
- Seçme Şiirleri seçkisi
- Çanakaleli Melahat
- Nilgün Marmara
- Plath - Hughes kompleksini şairlik sanmak.
- Karakoç’a “mistik” diyerek aşağılamaya çalışmak
- İkinci Yeni’yi Edip Cansever zannederek Türk Şiir’i hakkında fikir edinmek
- Mustafa Irgat şiirini okumadan Ece Ayhan yazısı yazmak
- Yazıya “adorno”dan alıntı ile başlamak (ben de yaptım birkaç kez)
- Ozan, ustalık, doğu-batı sorunsalı, kötülük ekseninde deneme kaleme almak
- öykülerde soyut sözcüklerin kasıntı bir betimeleme içinde sürüp gitmesi; örneğin, “varlığım tüm ağırlığıyla tedirginliğimi ihtimallere yayıp…” vs.
özellikle şiir dergilerine damgasını vuran heidegger saplantısı ve sınırlı olsa da anladığım kadarıyla, bu düşüncenin biraz saptırılması
- Fütursuzca kullanılan bir kelime daha: vertigo